VELİLERİN BUGÜNKÜ EĞİTİMDEKİ YERİ
Her kurum ve kuruluşta olduğu gibi eğitimdeki değişimlerde 1980 ‘den bu yana hızlı bir biçimde yapılmaktadır. Bu değişimlerde esas belirleyici olan ülkenin ve halkın ihtiyaçları değil,dünyanın mal ve hizmetlerini elde tutan güçlerin ihtiyaçları ve çıkarları üstünden yapılmaktadır.
Bu gün küreselleşme –yeni dünya düzeni- adı altında DTÖ , IMF gibi örgütlerin patronları olan ABD ve AB ülkeleri kamu mallarını ve hizmetlerini serbest piyasada pazara çıkarıyorlar. Bu pazarda en çok ciroya sahip olan alan, eğitim ve sağlıktır.
Eğitimde yeniden yapılanma ve yeni müfredat programı da bu pazarda , patronlarına daha çok kar sağlamasının yanında ,insanların düşünsel olarak uyum sağlamasını da hedeflemektedir.
Eğitimde yeniden yapılanmada gerek kurumsal gerek düşünsel olarak velilerimize yüklenen misyon, nitelikli bir eğitim için, veli inisiyatifini katmak değildir.Bu yapılanma da velilerimize yüklenen misyon, iyi müşteri olmalarını sağlamaktır. Bu anlayış gerek “okul aile birliği”nde gerekse “öğrenci-veli okul sözleşmesi”nde açıkça belirlenip uygulanmaktadır.
Katılımcılık ,paylaşımcılık ,aktiflik,şeffaflık, düşüncelerini özgürce ifade etme ve eşitlik gibi pozitif ifadelerin içi boşaltılıp, başka anlamlar yüklenerek uygulamaya konmaktadır.
Her şeyden önce “eğitimde yeniden yapılanma “ adı altındaki çalışmalarda eğitim bir hak olmaktan çıkarılıyor.parası olanın satın alabildiği bir mala dönüştürülüyor.
Son günlerde 625 sayılı özel okullar yasasındaki değişiklikler bunun açık göstergesidir.
Yani Eğitim, bir taraftan özelleştirilirken ,diğer taraftan da özelleştirme mantığına uygun yeni müfredat programları ve gerici kadroların yetkilendirilmesi ile bilimden uzaklaştırılıyor. ”bilinemezciliğin” kapısı aralanarak yozlaştırılıyor.
Son günlerde yapılmaya çalışılan düzenlemelerden biri de 625 sayılı özel okullar yasasında yapılması düşünülen değişiklikler.
625 sayılı yasanın varlığı zaten eğitimde fırsat eşitliğine engeldir. Yapılmak istenen değişikliklerle devlet okullarında okuyan çocuklarımızın velilerinin vermiş olduğu vergilerin kendilerine hizmet olarak sunulması yerine, parası olanların gittiği özel okullara aktarılması eşitsizliğin daha da artmasına neden olacaktır.
YENİ MÜFREDAT PROGRAMININ HEDEFİ
· öğrencinin kişiliğini ve kimliğini koruyup geliştirmesi yerine, “istendik davranış”a yönelmesini amaçlıyor.
· Dayanışma ve paylaşma yerine , rekabet ve şiddete yönlendirmektedir.
· Bilimin ilke ve kuraları yerine, “bilinemezcilik” anlayışı ile toplum yozlaştırılıyor.
· Eğitim yaşam için değil ,sınav için gereklidir.anlayışı öne çıkartılıyor.
· Eğitimden yararlanmayı bir hak olmaktan çıkarıp, alınır satılır bir meta ya dönüştürüyor.
· Okullar ve tesislerini bir hizmet kurumları yerine, işletmelerle ticari şirketler haline dönüştürüyor.
· Öğretmeni eğiticilikten çıkarıp ,sadece verileni öğretici konumuna düşürüyor.
BU ORTAMDA VELİLERİMİZE – TOPLUMA- DÜŞEN GÖREV
Çok sevdiğimiz çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamada gerekli olan Demokratik , parasız ve bilimsel bir eğitimin yaşam bulması için, Bağımsız bir Türkiye’nin zorunlu olduğu bilinci ile örgütlenmemiz gerekiyor.
Bugün biz velilerin görevi, bir taraftan özelleştirmelere işsizliğe ve yoksulluğa karşı kendimizi korurken,diğer taraf tanda da bizlerin ve çocuklarımızın geleceğini belirleyecek olan eğitim hakkına SAHİP ÇIKMAKTIR.
yorum yaz
bilgi@ovder.org
|