KAZA MI?
Hepimizin derinden etkiledi. Hepimiz lanet ettik. 33 öğrenci, veli şoför bir trafik kazasında daha canından oldu. Zafer ilköğretim okulu böyle bir olayla Türkiye ye ve dünyaya duyuldu.
Kazanın ardından hemen devlet yetkililerimiz taziye ziyaretlerinde
Bulundular. Basına duygusal haberler verdiler. Gerek MEB Hüseyin Çelik, gerek başbakan Erdoğan, gerekse Devlet bakanı M.Ali şahin açıklamalarında çok üzüldüklerini belirterek ölenlerin şehit olduğunu söylediler. Devletin yardım elini uzattılar.
Vali ve İl Milli Eğitim Müdürü ve diğer yetkililer bu elle birlikte okula uzanıp, olaydan etkilenenlere psikolojik yardımda dâhil her türlü yardımı vermeye başladılar.
Bular her olay sonucunda yapılan geleneklerimizdi. Depremde, selde, çukura düşmede, cinayetlerde… Aynı tavırlar sergileniyor. Yani sonuçtan hareket ediliyor.
Şimdi böyle bir olay olmasa idi. Bu gezi kanun ve yönetmenliklere uygun mu olacaktı? 43-45 kişilik otobüse 63 kişinin binmesi, 45 velinin kucağına 19 öğrencinin oturtulması, 7-8 yaşındaki çocukların 1500 km’lik yola çıkartılması, “servis, turizm ve yolcu taşımacılığı yapabilme yeterliliği’’ni belgeleyen ’’B-2’’ belgesi olmayan bir otobüsle geziye izin verilmesi vb gibi hiç aklın kabul etmeyeceği uygulamaların yapılması kabul mu edilecekti?
ÖVDER (Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği ) İzmir şubesi olarak bu acıyı okulda öğretmenlerimiz ve velilerimizle patlaşmaya gittik. Önce okul müdürü ile görüşmemizde, müdür bey bunun bir” takdiri ilahi “olduğunu söyleyerek kendinin savunmaya başladı. Otobüste neden 63 kişi olduğunu soruduğumuzda, kendisinin 46 kişiye onay verdiğini ve diğerlerinin yolda bindiğini söyledi. Otobüste görevli olan müdür yardımcısı ve öğretmenin bunu size bildirdi mi? Sorusuna yanıt vermedi. Otobüsün neden değiştirildiği sorusunda yanıt vermedi. Bunun üzerinde bizlerde tekrar baş sağlığı dileyerek ayrıldık. Öğretmenlerimizle de görüşerek, kazada çocuğunu, eşini ve yakınını kayıp eden velilerimizle evlerinde görüştük. Velilerimiz o acılar içerisinde bu gezinin yapılması için nasıl zorlandıklarını anlattılar. Bu gezinin bir hafta sonraya planlandığı halde bir hafta önce neden yapıldığını, çocukların çok küçük olduğunu ve uzun yola dayanamayacağını söyledikleri halde, öğretmenin ısrar ettiğini, öğretmenevi önünde çocuğunu ve eşini gönderirken “otobüs çok kalabalık” diye öğretmeni uyardıklarını, eşinin yolda telefonda otobüsün değişik yollarda gittiğini ve hızlı kullanıldığını söylediğini anlattılar.
Bunlardan da anlaşılıyor ki bu gezi düzenlenirken yönetmenliklere ve kurallara uygun hazırlanmamış. Onay verenler hiç incelememiş, bu gezi öğrenci için değil, başka ihtiyaçlar için düzenlenmiş.
Zafer ilköğretim okulunda 2-A sınıfı teknoloji sınıfı olarak düzenlenmiş ve her öğrenciden 300 YTL aidat anlıyormuş. Onun için bu çocuklarımız ayrıcalıklı durumuna düşürülmüş. Aidatın bir taksitini veremeyen ve kazada çocuğu ölen bir veli uyarılmış.
Bu sıradan bir kaza olarak değerlendirilebilir mi?
Şimdi suçlu aranıyor. Kim olur ki? Bunlara göz yuman mı? Kazayı yapan mı? Bu geziyi düzenleyen mi? Kimim önceliği var?
Bu gün ellerini uzatanlar dün nerede idiler? Yetkilerini nerede kullandılar? Yoksa 10 gün sonra buda unutulup yenilerini mi bekleyeceğiz?
Bu sorulara öncelikle biz veriler cevap bulmalıyız. Çünkü acılı yanan yürek bizim. Hepimizin bir kez daha başı sağ olsun.