DEMOKRATİK EĞİTİMDE VELİ KATILIMCILIĞININ GELİŞTİRİLMESİ İÇİN

TÜM ÖĞRENCİ VELİLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİ - İZMİR ŞUBESİ


Anasayfa

Niçin Övder

Tüzük

Basında Övder

Yazılar

Mahkeme Kararları

Yönetmenlikler

Sizden Gelenler

İletişim

Arşiv

 

 

 

 

 

 

 

OVDER GENEL MERKEZ

www.ovder.com

 

 

OKULLARDA ŞİDDET VE TACİZ

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN’ın, 24.08.2005 tarihinde sendikamızın “Okullarda Şiddet ve Taciz” konulu anketinin sonuçlarına ilişkin yaptığı basın açıklamasıdır.

Türk Eğitim-Sen olarak, ilköğretim okullarında şiddet ve tacizin boyutlarını gözler önüne sermek amacıyla Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden bir grup akademisyenle bir alan araştırması gerçekleştirdik. Bu alan araştırması içinde yer alan anket çalışmasına Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde yer alan muhtelif illerden 1136 öğrenci katıldı. İlköğretim 7. ve 8. sınıflarında okuyan öğrenciler üzerinde yaptığımız anketin sonuçları ise, bir hayli şaşırtıcı ve veliler ile eğitimciler açısından önemli uyarılar taşıyan niteliktedir.

Buna göre; ankete katılan öğrencilerin yüzde 50.3’ünü kız, yüzde 49.7’sini erkekler oluşturmaktadır. Öğrencilerin ebeveynlerinin eğitim durumlarına bakıldığında; her iki kategoride de en yüksek oranı ilkokul mezunlarının oluşturduğu görülmektedir. Bu oranları sırasıyla lise mezunu, ortaokul mezunu, yüksekokul/üniversite mezunları izlemektedir. Öğrencilerin babalarının mesleği konusunda en yüksek oranı yüzde 56.1 ile serbest meslek sahipleri almaktadır. Annelerin mesleklerine göre dağılımda ise; çalışmayanların oranının yüzde 89.4 olduğu dikkati çekmektedir.

ÖĞRENCİLER MAFYA DİZİLERİ SEYREDİYOR

Anketten öğrencilerin ağırlıklı olarak mafya dizileri seyrettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin televizyon dizilerini seyretmede tercihlerinin ne olduğuna yönelik soruda yüzde 21 oranı ile mafya dizileri ilk sırayı almaktadır. Bunu yüzde 19.5 ile komedi dizileri izlemektedir. Yine öğrencilerin yarısı yani yüzde 44.8’i aksiyon/macera/gerilim/korku türünde filmleri izlemeyi tercih etmektedir.

Atari salonu ya da internet kafelere giden öğrenciler arasında ise; en çok oynanan oyun türü yüzde 66.5 ile savaş ve dövüş oyunları olarak gözlenirken; futbol oyunu yüzde 12.1, araba ve motor yarış oyunları yüzde 9.9 oranına sahiptir. Bunun yanında öğrencilerin yüzde 7.1’i sanal sohbet (chat), bilgi alma ve araştırma yapmak amacıyla internet kafelere gittiklerini belirtmişlerdir.

Ankete katılan öğrencilerin yüzde 53.4’ü, okulda arkadaşlarınızla oyun oynarken ya da teneffüslerde “istemediğiniz halde” size yapıldığını ve “ayıp” olduğunu düşündüğünüz davranışlarda bulunan çocuklar var mı? sorusuna evet cevabını vermişlerdir.

Taciz türleri, kişilerin kendilerine rahatsızlık veren ve en fazla ayıpladıkları davranış türleri üzerinden, öğrenciler doğrudan doğruya kendi öznel ifadeleri doğrultusunda belirlenmiştir. Bu çerçevede kendi aralarındaki davranışlara yönelik taciz türleri; sözlü, fiziksel ve cinsel taciz olarak sınıflandırılmıştır. Bununla birlikte, öğrencilerle eğitim kurumları arasındaki ilişkileri esas alan taciz türleri ise, kurumsal olana yönelik taciz ve kurumsal olanları temsil edenlerce yapılan taciz şeklinde temalaştırılmıştır.

Tacize yönelik davranış türlerinin daha çok hangi cinsiyete mensup öğrenciler tarafından gerçekleştirildiğini gösteren dağılıma bakıldığında; öğrencilerin yüzde 67.2’si erkeklerin, yüzde 29’u kızların, yüzde 3.8’i de hem erkeklerin, hem de kızların ayıplanacak davranışları daha çok yaptıklarını düşündüklerini belirtmişlerdir. Ayıp davranışları daha çok erkeklerin yaptığını söyleyen öğrencilerin yüzde 61.9’u kız, yüzde 38.1’i erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Ayıp davranışları kızların daha çok yaptığını belirten öğrencilerin ise; yüzde 23.1’i kız, yüzde 76.9’u da erkek öğrencilerden oluşmaktadır.

ÖĞRENCİLER ARASINDA TACİZ ORANI YÜZDE 92

Bu çerçevede; öğrenciler arasındaki taciz (sözlü, fiziksel, cinsel) oranı yüzde 92, öğrencilerle eğitim kurumu arasındaki ilişkiler açısından karşılaşılan taciz (kurumsal olana yönelik, kurumsal olanı temsil edenlerce yapılan) oranı ise yüzde 8’dir.

Öğrenciler arasında görülen taciz türlerine bakıldığında; toplam cevaplar içerisinde sözlü tacize maruz kaldıklarını ifade edenlerin oranı yüzde 47, fiziksel tacize maruz kalanların oranı yüzde 26, cinsel tacize uğradıklarını belirtenlerin oranı yüzde 27’dir.

Sözlü taciz türleri içerisinde; ankete katılan öğrencilerin yüzde 85’i şiddete yönelik sözlü tacizden, yüzde 15’i de şakaya yönelik sözlü tacizden rahatsızlık duyduklarını ifade etmişlerdir. Şiddete yönelik sözlü taciz türleri arasında en çok ayıplanan davranış türü yüzde 85 ile küfürdür. Bu oranı yüzde 11 ile saygısızlık, küçük düşürülme ve emir verilmesi, yüzde 4 ile iftira, yalan, dedikodu takip etmektedir.

Şakaya yönelik sözlü taciz türlerinin dağılımında da, en çok maruz kalınan, rahatsızlık duyulan yüzde 51 ile alay edilmesi, dalga geçilmesi iken; bunu yüzde 49 oranı ile lakap takma izlemektedir.

Öğrencilerin kendi aralarında en çok maruz kaldığı ve rahatsızlık duyduğu fiziksel taciz türü yüzde 79 ile şakaya yönelik fiziksel tacizdir. Şakaya yönelik fiziksel tacizi, yüzde 21 oranı ile şiddete yönelik fiziksel taciz takip etmektedir. Şakaya yönelik fiziksel taciz türleri arasında en yüksek oran yüzde 68 ile hoşa gitmeyen el-kol işaret ve hareketleri, el şakaları, vurma, dokunma davranışlarıdır. Şiddete yönelik fiziksel taciz türlerinde ise en sık maruz kalınan, ayıplanan yüzde 56 ile fiziksel darp ve dayaktır.

Cinselliğe ilişkin tacize bakıldığında oranlar şöyledir: Erkeklerin kızlara yönelik davranışları yüzde 53, hem kızlara hem de erkeklere yönelik cinsellik içerikli davranışları yüzde 34, kızların erkeklere yönelik davranışları yüzde 13.

Kızların erkeklere yönelik davranışlarını temel alan cinsel içerikli taciz türlerinde en çok rahatsızlık duyulan yüzde 51 ile erkeklerle ilişkilerinde çok yüz göz olmalarıdır. Bunu, yüzde 33 ile istenmeyen fiziksel ve cinsel temas takip etmektedir.

Erkeklerin kızlara yönelik davranışlarını temel alan cinsellik içerikli taciz türleri arasında en çok rahatsızlık duyulan, ayıplanan; yüzde 50 ile sarkıntılığa yönelik kaba davranış ve temaslarıdır. Bunu, yüzde 19 ile etek kaldırma, eteğin altından bakma, yüzde 13 ile cinsellik içeren açık saçık konuşmalar, fıkralar ve laf atma yüzde 5 ile de pandik atma izlemektedir.

Hem kızlara, hem de erkeklere yönelik cinsellik içerikli taciz türlerinin dağılımında; en çok rahatsızlık duyulan, maruz kalınan yüzde 58 ile okul duvarlarına ve tuvaletlere cinsel içerikli ahlaksız şeyler yazılmasıdır.

Öğrencilerle eğitim kurumu arasındaki ilişkiler açısından taciz türlerine gelince; okullarda kurumsal olana yönelik taciz yüzde 79, kurumsal olanı temsil edenlerce yapılan taciz ise yüzde 21 oranındadır.

KURUMSAL OLANA YÖNELİK TACİZDE EN SIK RASTLANAN OKULU VE OKULUN TUVALETLERİNİ KİRLETMEK, PİS BIRAKMAK

Kurumsal olana yönelik tacizde en çok maruz kalınan, rahatsızlık duyulan davranışlar şöyledir: Okulu ve okulun tuvaletlerini kirletmek, pis bırakmak yüzde 70; okulda sigara içilmesi, çakmak getirilmesi yüzde 16, ders çalışırken rahatsız edilmek yüzde 6.

Kurumsal olanı temsil edenlerce yapılan tacizde ise, öğrencileri en çok yaralayan öğretmenlerin öğrencileri dövmesidir. Yüzde 40’lık bu oranı yüzde 37 ile öğretmenlerin azarlamaları, onur kırıcı sözleri, yüzde 23 ile saç uzatmaya izin verilmemesi, saç kesilmesi izlemektedir.

Kurumsal taciz türleri içinde yer alan davranışların dağılımında; hem erkek, hem de kız öğrenciler arasında rahatsızlık duyup, ayıpladıkları davranış türünün “kurumsal olana yönelik” olduğunu belirtmişlerdir. Aynı tür davranışlardan “kurum ve kurumu temsil edenlerce” yapılan davranışlardan rahatsızlık daha alt sıralarda yer almaktadır. Bu oranın düşük olması eğitimciler açısından son derece sevindiricidir.

Konusu ve niteliği açısından Türkiye’de yapılan ilk araştırma olma özelliği taşıyan “Okullarda şiddet ve taciz” anketinin sonuçları görüldüğü üzere bir hayli çarpıcı. Bu noktada ailelere, eğitimcilere ve medyaya önemli görevler düşüyor. Okullarımızda yaşanan şiddet ve taciz vakalarına toplumun tüm kesimlerinin duyarlı olması ve gerekli önlemleri zaman kaybetmeden alması şarttır. Milli Eğitim Bakanlığı da sorumluluğu üzerine alıp, okullarda gerekli eğitim ortamını ve denetimi sağlamalıdır.

başa dön

 
 

 

[Bu web üzerinde bağlantı çubuğu özelliği kullanılamaz]

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 10/10/07