VALİLİK MAKAMINA
İZMİR
2008/2009 öğretim yılında kızım Yağmur Zennure Koca Bayraklı Ömer Özkan ilköğretim okulu 2/b sınıfında okula başladı. Öğretmeni Serap Çelik idi. Zaman ilerledikçe kızımın sınıf içinde geri kaldığını öğretmen hanımın ifadesi ile öğrendim. Öğretmen hanımla iletişeme geçip bu durumun düzelmesi için görüşmek istedim. Fakat öğretmen hanım her seferinde ters bir tavırla, yapacağı bir şeyin olmadığını bizim ilgilenmemiz gerektiği söyleyip bize yardımcı olmadı. Yarıyıl tatilinde karnemiz zayıf geldi. Bunun üzerine 15 gün boyunca evimize başka bir öğretmen geldi. Yağmur’un bahsedildiği kadar geri olmadığını, okumasının hızlanabileceğini ifade etti. Bunun üzerine okularbaşlayınca Serap hanımla kızımın durumu için görüşmek istedim, yine tepki aldım. Kızımda hiç ilerleme olmadığını bu durumla ilgili kendisinin yapacak bir şeyi olmadığını ifade etti. Bu görüşmenin hemen arkasından okul müdürüne bizzat gittim. Müdür beye, öğretmen hanımla iletişim kuramadığımı ters cevaplar aldığımı, çocuğumda değişimler gözlediğimi ve hiç hoş olmayan kelimeler duyduğumu (salak manyak paçavra gibisiniz vb.) dile getirdim. Müdür bey, öğretmen hanımın bu yıl okula geldiğini ve uyum sağlamaya çalıştığından dolayı aksaklık yaşanabileceğini fakat benim tekrar kendisiyle görüşerek bu durumu düzeltebileceğimiz söyledi. Bu görüşmemizden hemen sonra, öğretmen hanım bir sınıf toplantısı düzenledi ve bu toplantıda görüşmek isteyenlerin görüşmesini söyledi çünkü bunun dışında zaman ayıramayacağını ve görüşemeyeceğini bildirdi. Bu toplantıda yine kendine kızımın durumu ile ilgili ne yapacağımız hakkında ve sınıftan izin alamadığı için tuvaleti altına yaptığını ifade ettim. Bunun üzerine çirkin ve sert bir biçimdi kendisinin dadı olmadığını, kızımla uğraşamayacağını, yapacak bir şeyinin olmadığını ve kızımı bir psikologa götürmemi söyledi. Aslında kızımın psikologa ihtiyacı olmadığını sınıf içinde bir şeylerin onu rahatsız ettiğini söyledim. Kızımı bayraklı toplum merkezi içinde hizmet veren psikolog Seda hanıma götürdüm. Buradan çıkan sonuçlar tamamen bir felaketti. Kızım bizimle paylaşamadıklarını Seda hanımla paylaşmıştı. Çocukların sürekli azarlandıklarını, saç ve kulaklarının çekildiğini, sürekli “salak”, “ manyak”, “ paçavra” gibi kelimelere maruz kaldıklarını, sınıf içinde bir sopanın olduğunu ve bu sopayla el parmaklarını bir araya toparlayıp vurabileceğini söyleyerek korkutulduklarını anlatmıştı. Zaman içinde kızımdaki değişiklerin farkında olduğumu ona elimi uzatsam “anne vuracakmışsın” gibi sorular sorduğunu Seda hanıma ilettim. Seda hanım, kızımın fiziksel tepki aldığını ve bunu anlatacağını söyledi. Bir iki gün sonra kızım, Seda hanıma anlattıklarını bana da anlattı. Şimdiye kadar anlatmamasını öğretmenlerinin sınıf içinde yaşananların anne ve babaya kesinlikle anlatılmayacağını tembihlendiğini söyledi. Bu durumu öğrenince hemen okula gittim bu sefer benimle rehber öğretmen Nagihan hanım görüştüm. Bunların hepsini kendine anlattım. Öğretmen hanımla karşı karşıya getirildik. Tüm şikayetlerimi kendine de anlattım. Hepsinin yalan olduğunu üstününe çok gidildiğini söyledi. Oysa okula gitmeden sınıf içinde bir iki veliyle çocukların saçlarının çekildiği hakkında bilgi edinip doğrulamıştım. Okul idaresi öğretmenlerinin kendini düzeltip bu tür davranışların olmayacağını söyledi. Bu şekilde yıl tamamlandı.
2009/2010 yılı öğretimi başladı. Serap hanım yine aynı tavrıyla aslında istese kızımı sınıfta bırakabileceğini ama bırakmadığını ifade ederek, yıla başladı. Yine rehberlikle görüştüm bu durumu ilettim çocuğun rehber öğretmenle görüşmesi gerektiğini söyledi. Kızım rehber öğretmenle görüştü ve herhangi bir sorun olmadığını, fakat yinede Rama göndereceklerini söylediler. Bu arada kızımın sınıf içinde rahatsızlıklarının olduğunu gözlemliyordum. Arkadaşı Murathan ders te konuştuğu için öğretmen hanımın boğazına sarılarak “seni öldürürüm.” Elif ve Gülay konuştukları için “sizi kafa kafaya tokuşturur çıkan kanınızla da tahtaya başlık atarım”. Daha önce sınıf değişikliği yaptırılan ‘i örnek göstererek, “sizi de Ahmet gibi okuldan yollarım” gibi tehdit edici davranışlar sınıf genelinde devam ediyordu. Kızım için anneannesine,”geri ve okuması zayıf” denilip Yağmura da bu olay Serap hanım tarafından doğrulatılmaya çalışılmıştır.
Kızımın sınıf arkadaşı Çağrı’ya” okuman niçin geri” diye sorduğumda “okulda öğretmenimiz bizi üzüyor” cevabı aldım.
Ben veli olarak iletişim kuramadığım için etüt öğretmenimizden kendisiyle görüşmesini istedim. Etüt öğretmenimiz bir ders konusu ile ilgili hem kızım hakkında nasıl bir çalışma yapalım, ilerlesin amaçlı görüşmek için Serap hanım telefonla aradığında da kendisini aramamasını rahatsız olduğunu dersleri için arkadaşlarına sorabileceğini söylemiş. Bu durum etüt öğretmenimiz tarafından rehber öğretmen Nagihan hanıma da iletildi. Her şikayetim sonuçsuz kaldı. Kızım şiddetin olduğu bu sınıfa devam ediyor. “Sizi Rama yollayacağız” diyen okul idaresi bir türlü Ramdan randevu alamadıklarını ifade ettiler. Benim ısrarım üzerine Rama randevu alındı ve gittik. İki görüşmeye gittik ve kızımda hiçbir sorun olmadığı ifade edildi.
Bu sonuç okul idaresine dönünce ilgisiz bir üslupla yapacak bir şeylerinin olmadığını bizim okul değiştirebileceğimizi ifade ettiler.
Bir veli olarak gerekli çalışma ve girişimde bulunduğu halde sorumun çözülmedi.
Sınıf öğretmeni olumsuz tavrını sadece kızıma değil diğer çocuklara da sürdürmektedir. Veliler korktuğu ve çekindiği için bir şey yapamamaktadırlar.
Bu olumsuzluğu daha ileriye gitmemesi için gerek sınıf öğretmeni gerekse okul müdürlüğü hakkında incelemenin yapılmasını istiyorum.
Tarih.
Velinin
Adı soyadı
Anne- baba isimleri ortak yazılabilir.
İmza
Adres:
Tel.
Not: bu dilekçe MEB’da gönderilmiştir.
|