İzmir'de Hoca Ahmed Yesevi Lisesi'nde aidat
ödeyen- ödemeyen öğrenci ayrımı gerginliğe neden oldu. Bir süre önce
Karşıyaka'daki Cemil Akyüz İlköğretim Okulu'nda aidat ödemeyen
öğrencilerin ödeyenlerden ayrılması için ilginç bir formül bulunmuştu.
Aidat veren velilerin çocuklarına üzerinde isimleri yazılı yaka kimliği
takılırken, aidat vermeyen veillerin çocukları bu kokartlardan
verilmeyerek cezalandırılmıştı. DHA olayı kamuoyuna duyururken, uygulamaya ve
okul yönetimine büyük tepki gelmişti. Bu olay henüz hafızalardan
silinmeden bir yenisi gündeme geldi. Buca Göksu'daki Hoca Ahmed Yesevi
Lisesi'nde aidat vermeyen öğrencilerin ‘sınav sorularını yazma’ cezasına
çarptırıldıkları ortaya çıktı. 10- C sınıfında okuyan A.A., 38 kişilik
sınavlarında 14 öğrencinin aidat verdiğini ve önceki gün girdikleri
matematik sınavında onlara soruların fotokopiyle hazır verildiğini
söyledi. Sınavda öğretmenin 10 soruyu tahtaya yazdığını, sınav kağıdına
geçirdiklerini belirten A.A., şu iddialarda bulundu:
“Ben sayısal öğrencisiyim. matematik sınavı o yüzden çok önemli.
Önceleri öğretmenler soruları fotokopiyle çoğaltıyordu. Her öğrenci 10
Ykr ödüyordu. Ama öğretmenlerimizin sağladığı bu kolaylık idarece
duyulmuş. Bunun üzerine yasaklamaya gidildi. Fotokopi birimine sınıf
sınıf aidat ödeyenlerin listeleri verildi. Hangi öğretmen hangi sınıfı
sınav yapacaksa aidat verenlerin sayısı kadar fotokopi yapılıp sınıfta
dağıtıldı. Nitekim önceki günkü matematik sınavında 38 kişilik
sınıfımızdan dönemlik 15 YTl ödeyen 14 arkadaşımıza öğretmenimiz sınav
sorularını hazır kağıda yazılmış verdi. Ben ve ödemeyen diğer
arkadaşlarımız defterimizden kopardığımız kağıtlara öğretmenimizin
tahtaya yazdığı soruları geçirdik. Bu bize epey zaman kaybettirdi. 40
dakikalık sınavın yarısı soru yazarken geçti. Çifte cezaya çarptırıldık.
Arkadaşlarımız hazır soruları cevaplandırırken daha biz soruları kağıda
geçiriyorduk. O kadar çok çalıştığım dersten başarısız olacağım. Çok
üzülüyorum.”
Eve geldiğinde oğlu A.A.'yı ağlarken bulduğunu belirten 3 çocuk babası
Rasim Akgün, “Oğluma ne olduğunu sorunca anlattı. Böyle uygulama olmaz.
Bir firmanın ambarında kantarda asgari ücretle çalışan işçiyim. Biri
ilköğretim, diğeri lisede okuyan 3 çocuğum var. 3 çocuğum da derslerinde
çok başarılı. Bir küçüğü Anadolu Turizm Otelcilik Lisesi'nde okuyor.
Okul Aile Birliği oğlumun otobüs biletini alıyor. Ben çocuklarımı
okutmak için uğraşan bir babayım. Durumumuz ortada. Ama böyle bir
uygulamayı ne benim çocuğum ne de diğerleri hak ediyor. Anne babaların
durumu yüzünden çocuklar cezalandırılıyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne
şikayetçi oldum. Eğer bir müfettiş gönderilirse oğlumun doğru söylediği
anında ortaya çıkar. Sınav kağıtlarını kontrol etmeleri yeterli.
Hakkımızı aramak için ne gerekiyorsa yapacağım” dedi.
GÜVENLİKÇİ ENGELİ
Öte yandan DHA muhabirleri olayı araştırmak için gittikleri Hoca Ahmed
Yesevi Lisesi'nde güvenlikçi engeliyle karşılaştı. Öğrenci ve babasıyla
röportaj yaptıktan sonra okula gelen DHA muhabirleri, müdür vekili Ayhan
Özhan'la görüşüp bilgi almak istedi. Muhabir Nesrin Coşkun ile kameraman
Tayfun Er, okul bahçesine girip henüz birkaç metre yürüdükten sonra önce
bir öğrencinin saldırısına uğradı. Adı öğrenilemeyen öğrenci kameramanı
tartaklayıp çekim yapmasına engel olurken, bu kez özel bir firmadan
kiralanan güvenlikçi 27 yaşındaki Hasip Örek, kameraman Er'e saldırdı.
Güvenlikçinin saldırısına bazı eğitimcilerin seyirci kalması dikkat
çekti.
3 bine yakın öğrencinin öğrenim gördüğü, bir süre önce de iki öğrencinin
bıçaklandığı okulda yine bir şiddet olayı yaşanması çevre sakinlerini
tedirgin etti. Tartışmalar sırasında kimliğini gizleyen okul müdür
vekili Ayhan Özhan daha sonra gazetecilerden özür diledi. Ancak
muhabirlerin araştırma yaptıkları konu hakkında açıklama yapmadı.
Olayın aksettirildiği Buca İlçe Milli Eğitim Müdürü Celal Yıldız ise
okulda yaşananların çok çirkin olduğunu belirterek, yapılan hareketlerin
yanlışlığını kabul etti. Olayla ilgili okul müdüründen rapor istediğini
belirten Yıldız, ‘fotokopi cezası’ ile ilgili iddiaları araştıracağını
söyledi. Yıldız, “Bir eğitim kurumunda olmaması gereken şeyler yaşanmış.
Hem bu, hem de fotokopi ile ilgili iddialar araştırılacak,
soruşturulacak ve gereken yapılacak” dedi. Hürriyet
başa dön