Eğitimde önlenemeyen
kötü gidiş İzmir’i sarstı
OKS ve ÖSS sonuçlarının şoku yaşanıyor. Bir zamanlar zirveden inmeyen
kentin eğitimde son yıllardaki çöküşünün nedenleri sorgulanıyor. Kan
kaybına ''dur'' demek için çözüm yolları aranıyor
İZMİR Milliyet
İzmir’in eğitimde yüzü artık gülmüyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar
yurt genelindeki sınavlarda hep zirvede yer alan kent, şimdi o parlak
dönemin çok uzağında. Kötü gidiş bu yıl da devam etti. Orta Öğretim
Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’nda Türkçe-matematikte
29’unculuğa, matematik-fende 25’inciliğe düşen İzmir, ÖSS’de de 2006’ya
göre 6 basamak geriledi. Önceki gün açıklanan sıralamada sayısal
ağırlıklı puan ortalamasına göre 81 il arasında 37’nci sırada yer
bulabildi.
ÖSS’de 90’lı yıllarda birinciliği kimseye kaptırmayan, 2003’e kadar da
ilk 3 arasında olan İzmir’in bu hali büyük üzüntü yarattı. Eğitim masaya
yatırıldı, nedenler sorgulanmaya başlandı. Eğitim çevreleri faturayı AKP
hükümetine kesti, işte görüşler:
Siyasi müdahale ahengi bozdu
Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Mahir Ulus: Bu tablonun sorumlusu Milli
Eğitim Müdürlüğü ve AKP’dir. İktidara geldikleri günden beri
örgütlenmeye ağırlık verdiler. AKP’ye öğretmen tabanı yetiştirmeye
yönelik hazırlık yaptılar. Son atanan okul müdürlerinin hepsi AKP’ye
yakın. Öğrenci üzülmüş, veli yıkılmış, eğitimci şaşırmış, umurlarında
değil. ‘İmam hatipliler, türbanlılar üniversiteye nasıl girer’in
peşindeler. İyi sonuçlar alan Burdur’da, Kırşehir’de yaşayanlar daha mı
zengin? Yoksa oralarda dersler 6 saat değil de 16 saat mi? İzmir’de daha
iyi, yüksek puanlı ve deneyimli eğitimciler var.
Ama siyasi kadrolaşma ahengi, konsantrasyonu bozdu. Eğitim camiası
huzursuz. Bir başka etken de geçici kadroyla çalıştırılan öğretmenler...
Sadece Konak’ta oranları yüzde 20, bin 600 civarında. Ellerine ayda
300-400 YTL geçiyor. Taşeron zihniyetle hareket ediliyor, sonuç da böyle
hüsran oluyor.
Kadrolaşma kaliteyi düşürdü
Öğrenci Velileri Derneği Orhan Yüce: Son 4 yılda eğitim yönetimindeki
kadrolaşma nedeniyle nitelik azaldı. Hiçbir yeteneği olmayanlar okul
yöneticisi yapıldı. Daha önce de açıkladık, şunu net olarak vurguladık:
Okul ve derslik sayısı artırılmalı, sözleşmeli öğretmen uygulamasına son
verilmeli, mesleği öğretmenlik olan kadrolu eğitimciler atanmalı. Siyasi
partilerin ‘ÖSS ve OKS kalkacak’ sloganları da birşey değiştirmeyecek.
Sınavların sadece isimleri, süreleri ve yöntemleri değişecek. Dersane
bağımlılığı daha fazla artacak. Eskiden 2 yıl dersaneye giden çocuk, 4
yıl devam etmek zorunda kalacak. Bu da veliye ek yük getirecek. Başarı
için eğitim sistemi sınava endekli değil, yaşama ve öğrencinin
yeteneklerini öne çıkarmaya yönelik olmalı.
Değerlendirme için erken
Özel Dersaneler Birliği Derneği (Özdebir) Temsicisi Sezai Özel: ÖSS tüm
öğrencilerin girdiği bir sınav. Meslek lisesi öğrencileri de var
aralarında. İzmir’de meslek liselerinin oranı yüzde 40, bu sayı diğer
illere göre fazla. Bu durum göreceli olarak başarı düşüşü yaratıyor.
Ayrıca göç alan bir kentteyiz, bunun da olumsuz etkileri var.
İzmir’de derneğimize üye dersanelerin gerekeni yaptığını düşünüyoruz.
''Başarısızlık'' diye değerlendirmek için erken. Geçen yıl yerleştirme
sonuçlarına bakınca İzmir’in hak ettiği yere geldiğini, ilk üçe
girdiğini görüyoruz.
Asıl önemli olan yerleştirme
Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan: 10 yıllık tabloyu çıkardım, İzmir
matematiksel sıralamada düşmüş, yerleştirmede ise yükselmiş. Meslek
lisesi oranı arttıkça yerleşme artmış.
Geçen yıl yüzde 46’sı yüksek öğretim kurumlarına girmiş. Dört yıllık
fakültelere giriş oranımız da ilk 5’in arasında. Rehber öğretmenlerimiz,
yöneticilerimiz kaliteli, nitelikli doğru yönlendirme yapacaklar, İzmir
yerleştirmede yine ön sıralarda olacak. Bu sonuç telaşlanacak bir sonuç
değil. Yerleştirmedir aslolan. Neyin tartışmasını yapıyoruz bunu da
anlayabilmiş değilim. Bir de büyük şehirlerle kırsal kesim arasında fark
kalmadı. Eğitim imkanları Türkiye’nin her yerine dağıldı. Doğrusu da
budur.