Nautica06

 

NE YÖK'ün ZULMÜ       NE DE AKP' nin   OYUNU

  

   

   Basına ve kamuoyuna !                                                   27/05/2004
6 Kasım   1981'den bu yana  öğrencilerin başına musallat olan YÖK, yapılan değişikliklerle yeniden  tartışma konusudur.
YÖK , yıllardır iktidarların öğrenciler üzerindeki baskı aracı oldu. Şimdi de AKP bu baskıyı islami cepheden kullanıyor.
Mağdurların yanında olduğunu söyleyip, demokrasi havarisi kesilen hükümet, YÖK yasasında yaptığı 11 maddelik değişiklikle meslek liselerinin ve İmam Hatip Liselerinin önünün açılacağını ifade ediyor. Bu söylenen , yasanın sadece  bir ayağıdır. Aslında yapılmak istenen ,   yıllardır devam eden anti demokratik uygulamaların yanında   ABD ve AB'nin dayattığı "ılımlı  İslami yönetim " kapsamında üniversitelere el konulmasıdır. Kadrolaşarak  bilimin önüne ket   vurulmasıdır. Yoksa öğrencilerin yıllardır birikmiş   sorunlarını çözmek değildir.
Öğrenciler, veliler ve öğretim üyeleri bu yasada taraf  kabul edilmemişlerdir.
Üniversitelerimiz, araç –gereçlerin olmadığı,çoğu laboratuarların boş olduğu,bilimsel araştırma ödeneklerinin kesildiği birer ortaöğretim kurumuna dönüştürülmüştür. Bu durum da dahi, her yıl kapısına milyonlarca  öğrenci yığılmaktadır. Gençlerimiz haklı olarak buraları  umut kapısı görmektedir.  AKP hükümeti bu yığılmalara  çözüm bulmak ve umutları gerçekleştirmek yerine ,   "islami motif"lerle süsleyerek ,üniversiteleri "yeniden yapılandırma" adı altında sermayenin hizmetine sunmak istiyor. 
Özelleştirilen eğitimle "yeteneğin değil ,paran varsa geleceğin vardır" düşüncesi uygulamaya geçiriliyor
Başbakan dahil , AKP millet vekilleri , yani bu  değişiklik yasasına evet diyenlerin çocukları İmam Hatip Lisesinde okumuyor. Çoğu özel okullarda,kolejlerde ve ABD'de  burslu okuyorlar.
EĞİTİMDE YETERSİZLİK VE EŞİTSİZLİK SÜRMEKTEDİR.
Bu gün eğitim sisteminde 79 çeşit lise türü vardır. Bunların program ve amaçları farklı olduğu halde bir torbaya doldurulur gibi ,ortak sınava sokulmaktadır.
İlköğretimden başlayarak çocuklarımız birer  yarış atı gibi sınavdan sınava koşmaktadırlar.
Esas değiştirilmesi gereken bu haksız , eşitsiz ve bilim dışı uygulamalar ve   sistemdir.
2 milyona yakın öğrencinin sınava girdiği bu yıl , 200-250 bin öğrenci ancak dört yıl ve üstündeki  bir okula girebilecektir. Geriye kalan bir milyon beş yüz binin üstündeki öğrencinin bir çoğu tekrar yarışa dönecektir.
Yüksek  okulu bitiren her 100 öğrenciden  32' si  işsizdir. İş bulanların da %46'sı kendi bölümü dışında çalışmaktadır.
AKP hükümeti bunlara çözüm aramak yerine, çocuklarımız üstünden siyasi oyunlar oynamaktadır.
NE YÖK'ün ZULMÜ       NE DE AKP' nin   OYUNU
Bu yasanın ve  tartışmanın içersinde  öğrencilerin sorunlarına ait hiçbir çözüm yoktur.
Üniversitelerimiz   şirketlerin arka bahçeleri haline getirilmektedir.
Bu değişikliklerle AKP'nin yapmak istediği, ortaçağ zihniyetini de buna eklemektir.
Bu  baskıcı , rekabetçi  ve ticari üniversite zihniyeti , özerk, bilimsel ,  demokratik ve parasız üniversite önünde en büyük engeldir.
Bu nedenle, eski YÖK'ü de, yeni YÖK'ü de kabul etmiyoruz.
Şu günlerde sınav stresi içerisindeki öğrencilerimiz üzerindeki bu oyuna son verilmesini istiyoruz. Eşitsizliği daha da artıracak yasalar istemiyoruz.
Herkesin yetenekleri doğrultusunda ,sınavsız girdiği ve parasız okuduğu ,özerk ve demokratik üniversiteler istiyoruz.
Bu doğrultuda çıkartılacak yasalarda biz veliler de taraf olmak istiyoruz.
Yaşasın; Özerk-demokratik-bilimsel ve parasız eğitim mücadelemiz

 

madde işareti

   

       

yorum yazın

 


                      

 

 

 

 
 

 

  

sizden gelenler
mahkeme kararları
basın açıklamaları
yazılar
resimler
yayınlarımız
yorumlar
arşiv

 

 

 

bilgi@ovder.org