Nautica06

 

BU ÇOCUKLAR BİZİM, EĞİTİM KURBANLARI İSTEMİYORUZ!
 

 

 Bir eğitim kurbanı daha verdik.
Hala yetkililerimiz üç maymunu oynuyorlar. Duymuyor, görmüyor, bilmiyorlar. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu “keşke önceden haberimiz olsa idi” diye açıklama yapıyor.
Önceden haberi yok mu idi acaba?
Biz öğrenci velileri dayanışma derneği olarak Eylül 2009 da, “krizde işinden atılmış ücretini alamamış, geçim zorluğu içinde olan velilerin çocuklarının eğitimlerini sürdürebilmesi için” binlerce imza topladık. Başbakanlığa gönderdik ama hiçbir cevap alamadık.
Eğitimin ve okulların yükü velilerin sırtına yıkıldı. “Eğitim ödeneğinin artırılmasını istiyoruz” diye açıklamalar yaptık,  bakan ve hükümet bunları duymadı mı?
Çocuklarımızı dershane kapılarına sürüklemeyin, yarış atına döndürmeyin diye çağrılar yaptık. Ülkeyi yönetenler duymadı mı?
Bunları duymadılar, daha çok üstümüze binmeye çalıştılar.
Bu eğitim sistemi çocuklarımızı ve biz velileri çok bunalıma sokuyor.
Eğitim sadece paralı değil, rekabetçi ve yarışmacı bir duruma getirilmiştir.
10 yaşında sınav yarışına başlayan çocuklarımız,  tepkilerini bazen çok acı gösteriyorlar. Ama bu acıyı anne-baba ve biz veliler duyuyoruz. Çocuklarımızı birer yarış atına döndürenler, daha çok nasıl para kazanırız peşindeler.
Her kademesi haksız ve adaletsiz sınava döndürülen eğitim sistemi, biz velilerin ve öğrencilerimizin baş belası haline getirilmiştir.
Muğla’nın Fethiye ilçesindeki lise öğrencisi Soner Semih Sipahi’den önce de birçok çocuğumuz bunalıma girerek canına kıydı.
Daha on gün önce Eskişehir’de Cansu Özsoy canına kıydı.
Bir ay önce Van’da 17 yaşındaki öğrenci öldürüldü.
1 Martta Konya da üniversite öğrencisi ilhan Tuncer’i öldürdüler.
Sayı uzayıp gidiyor.
Bu gençlerimiz canlarına kıydığında haber oluyor.
Pekiyi eğitimde neler yaşanıyor? Sorunu ortaya çıkarmak için cana kıymak mı gerekiyor?
Eğitimi bir hak olmaktan çıkaran, her kademesini sınav barikatı ile ören hükümet bunları neden görmüyor?  Para hırsı bu kadar mı gözlerini bürümüş? Son 8 yılda yüzde yüzden fazla artan ve para için çalışan dershane işletmelerine kim dur diyecek?
Hakkını aradığı için, hak arayanlara sahip çıktığı için okuldan atılan, ceza alan Mehmetçik Lisesi öğrencilerine kim sahip çıkacak?
Komşularından bulduğu parayla aidat verip, çocuğunun okula gitmesini sağlayan velinin durumunu kim anlayacak?
 Annesi- babası işsiz kalmış ailelerin çocuklarına yol parası, Sınav parasını bulamayan velilere kim yardım edecek?
Sınav sistemine “garabet” diyen başbakan ve hükümeti, eğitim sistemini bir “ucube”ye döndürdü.
Buradan başbakana ve milli eğitim bakanına çağrı yapıyoruz
Var olan yasaların uygulanmasını istiyoruz. Anayasanın 42 maddesinin uygulanıp, okulların giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını istiyoruz.
Eğitim müfredatının sınav değil, yaşam için düzenlenmesini istiyoruz.
Okullar arasındaki farklılıkların kaldırıp, kadrolu öğretmenlerin atanmasını istiyoruz.
Ders kitaplarının müfredata uygun hazırlanmasını ve yardımcı ders kitaplarının kaldırılmasını istiyoruz.
Okullarda tüm hizmetlerin ve etkinliklerin parasız olmasını istiyoruz.
Eğitimde yarışmanın, sınavın değil, dayanışmanın ve yaşamın egemen olmasını istiyoruz.
Yöneticilerin atama ile değil, öğretmenler, veliler ve öğrencilerin oyu ile seçilmesini istiyoruz.
Sosyal bir devletin görevi, bunları sadece yasalarda tutmak değil, uygulamaktır.
Demokratik bir eğitim olmadan, demokratik bir ülke olmaz.
Demokratik bir ülkede gencecik çocuklarımız intihar etmezler.  8.4.2010

 

 

 

madde işareti

   

       

yorum yazın

 


                      

 

 

 

 
 

 

  

sizden gelenler
mahkeme kararları
basın açıklamaları
yazılar
resimler
yayınlarımız
yorumlar
arşiv

 

 

 

bilgi@ovder.org