YGS iPTAL EDİLMELİ/
SINAVLAR KALDIRILMALI
Yükseköğretime Geçiş Sınavı; yandaş geçiş skandalına dönüştü. Mızrak çuvala sığdırılamadı. Şifre değil, algoritma imiş. METEKSAN yanlış yapmış. Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi görevlilerinin acemiliğinden kaynaklanmış. Son beceri de özrünü açıklamaya çalışırken kusurunu söyleyen bir yaklaşımla sehven olmuş. Evet, şifre var ama dışarıya sızdırılmadı.
Rastgele yapılması gereken bir işlem belli bir kurgu ve kalıba göre yapılmış. Bunca yalpalama ve yanlışın üstünü örtme çabasından sonra size; bir avuç yaralandırılmış yandaşınızdan başka kim inanır, nasıl güvenir.
Bir kez böyle bir kuşku ve bilinçli beceriksizliğin 1 700 bin öğrenci ile onların 5 milyonu aşkın aile çevrelerinde yarattığı güvensizliği ve endişeyi hangi bilimsel! yöntemle ortadan kaldıracaksınız?
Daha, KPSS skandalının sorumluları ortaya çıkarılamamışken, ikinci ve daha sinsice düzenlenmiş bu yolsuzluğu kamuoyunun gözünden nasıl kaçıracaksınız?
İlk ve ortaöğretimi bile çökmüş bir eğitim sisteminde bu güvenilmez sınavlarla ancak yolsuzluğunuza yeni gerekçeler yaratabilirsiniz.
Bu sınav iptal edilmelidir. Yerine yenisi de yapılmamalıdır. Çünkü, yolsuzlukta, yandaş kayırmada hiçbir kurala ve değer duygusuna önem vermeyen bu anlayışın yapacağı ikinci sınav gerçekten kusursuz bile olsa kamuoyunu devlet zirvesinin tatmin olduğu gibi tatmin olamayacaktır.
Açıklama adına söylenen ve kendi içerisinde tutarlılığı olmayan söz kalabalığı kimseye inandırıcı gelmiyor. Bir yandan inceleme devam ediyor denilip, öte yandan “incelemede kimseye ayrıcalık tanınmadığı anlaşılmıştır” deniyor.
Özellikle açıklamanın böylesi saklanacak tertiplerin varlığını içinde taşımaktadır. Tüm soru kitapçıkları çok yönlü olarak, bilimsel yöntemlerle incelenmeden kuşkulu bir durum olup olmadığının nasıl anlaşıldığı da açıklamaya gerektirecek bir çelişkidir.
Binlerce kız öğrencinin, erkeklerden ayrı sınıflarda sınava alınmasını rastlantı olarak açıklamaya çalışmak herkesi kör ve sersem sanmaktır. Belki kızların, özellikle belli bir bölgede harem selamlık olarak ayrılmış olması, tek başına büyük bir sorun gibi algılanmayabilir. Ancak bu denli kural dışı ve özel değerlendirmelere yönelik kurgular, sınav şifrelerinin belli kesimlere iletildiği kuşkusunu da pekiştirir. YGS üzerindeki kuşkular inandırıcı bir biçimde ortadan kalkmadan yeni bir sınavın koşulları oluşturulamaz.
Kaldı ki bu sınavların bilimsel geçerlikleri, ölçme amaçları belirsizdir.
Yeni bir sınav yapma yerine, 1 700 bin öğrencinin tamamı var olan yüzlerce üniversiteye yerleştirilmelidir. Kimse; bu durumun üniversiteyi kontenjan bunalımına sürükleyeceğini söylemesin. Elbet belli bir kalabalık ve kargaşa yaşanacaktır. Ancak bizim üniversitelerimiz 30 yıldır YÖK’ü sırtında taşımaktadır. Üniversiteleri yüksek liseye dönüştüren YÖK’e dayanan bu kurumlar 4 ile 6 yıl içerisinde bu yoğunluğu eritir ve gereken çözümü üretir.
Ondan sonrası içinde üniversiteye sınavsız geçiş yine üniversitelerin katılacakları bilimsel düzenlemelerle ele alınmalı, eğitim dershane ve özel ders furyasından ve soygunundan kurtarılmalıdır.
yorum yazın
|