Nautica06

 

 

 

YEREL YÖNETİMLER VE EĞİTİM

 

Bugünün ve geleceğin en iyi biçimde eğitilmesi, yaşam becerileri kazandırılması merkezi yönetimin görev ve sorumluluğunda olmakla beraber,  yerel yönetimlerin de ana görevlerinden biridir.

Kent yaşamının iyileştirilmesi ve ortaklaştırılması, yerel kültürlerin yaşatılması belediyelerin ve yerel yönetimlerin eğitime verdiği önemle orantılıdır.

Sağlıklı bir çevre, ortak yaşamdaki sorumluluk ve insanlar arasındaki doğru iletişim gibi değerler ve halkın bilgilendirilmesi, bilginin yaşanır hale gelmesi nitelikli eğitimle sağlanabilir.

Çevreyi ve doğayı koruyan, geliştiren ve bunların oluşumu için görev alan,

Parkları kirletmeyen, ağaçları kırmayan, çevresine rahatsızlık vermeyen ve hizmetin niteliğini artıran, sürekliliğini sağlayan bireyler ancak nitelikli bir eğitimle mümkündür

Toplumsal değerlere sahip olan bireylerin bulunduğu yerleşim yerlerinde, yerel yönetimlerin hizmetleri hem karşılık bulur, hem de daha kolay olur.

Bu nedenledir ki, yerel yönetimler hizmetlerinin ağırlıklı kısmını eğitime ayırmalıdırlar. Ancak böyle bir hizmetle halkçı belediyecilik yapılabilir.

İçme suyu, çevre temizliği, alt yapı vb gibi hizmetlerin kalıcı ve sürekli olabilmesi sağlayanlar,  toplumsal değerlere sahip bireylerdir.

Özellikle son 30 yıldır, devletin yeniden yapılandırılmasına paralel olarak, belediyeler ve yerel yönetimler de yeniden yapılandırılmaktadır.

Mahalli idareler ve belediyeler yeniden yapılanırken,  hizmetlerinin bir kısmını kamu hizmeti olmaktan çıkarıp, ticari işletmelere, çalışanlarını da kadro dışı kısa süreli sözleşmeli çalıştırmaya dönüştürdüler.“Hizmetlerin yerelleştirilmesi” adı altında birçok hizmeti özelleştirdiler.

Eğitim de bu alanlardan biridir. Eğitimde özelleştirilen alanlar sürekli artmaktadır.

5393 sayılı belediyeler yasasında, eğitime nasıl katkı sunulacağı, gelirlerin ne kadarının eğitime ayrılacağı ve bunların nasıl kullanılacağı gibi birçok belirsizlikler vardır. Böyle olmasın da yerel yönetimlerin eğitime sunduğu hizmetleri görev ve yasal çerçeve de değil de, bir keyfiyete ve sadakaya dönüştürmektedir.

Sosyal bir devlet, hizmetlerini yardım ve sadaka üstüne değil, insan hakları ve yasal çerçeve üstüne oturtmalıdır. Sadaka kültürünün egemen olduğu bir toplumda, eğitim bir insan hakkı olarak değerlendirilmez.

Devlet anlayışı ve AKP hükümetinin uygulamaları ile eğitim hizmetleri artık bu anlayışla sunulmaktadır. Şimdi yerel yönetimlerin eğitime katkıları da bu çerçevededir.

 Belediyeler, boy boy ilanlarla, ne kadar okulu badana yaptığını, ne kadar öğrenciye eğitim yardımı yaptığını, ne kadar eğitim aracı aldığını ve bunun gibi katkılarını görev olarak değil de, bir yardım anlayışı ile yaptığını sergilemektedirler.

.Yerel yönetimler yasası ile hizmetlerini uluslar arası şirketlere devretmiş belediyeler, halka değil şirketlere hizmet etmektedirler.

Halkçı belediyecilik, hizmetlerini yardım ve bağışlar üstünden değil, görev ve sorumluluklar üstünden sunmayı amaçlar.

Yerel yönetimlerin hizmetleri, semt meclisleri, mahalle meclisleri vb gibi yerel birimlerin istemleri üstünden bir kamu hizmeti olarak yürütülmesi,

halk için yapılan belediyeciliğin gereklerinden birdir.

 

    

 

yorum yazın

 


   

 

 

 

 

 


madde işareti

   

       

yorum yazın

 


                      

 

 

 

 
 

 

  

sizden gelenler
mahkeme kararları
basın açıklamaları
yazılar
resimler
yayınlarımız
yorumlar
arşiv

 

 

 

bilgi@ovder.org