Piyango neden hep veliye vuruyor?
“Sayın veli, bizlere emanet etmiş olduğunuz değerli evlatlarımızın, eğitim seviyelerini yükseltmek onları daha sağlıklı koşullarda yetiştirebilmek için ekip olarak ...
“Sayın veli, bizlere emanet etmiş olduğunuz değerli evlatlarımızın, eğitim seviyelerini yükseltmek onları daha sağlıklı koşullarda yetiştirebilmek için ekip olarak elimizden gelen çaba ve gayreti göstermekteyiz. Sizler de takdir edersiniz ki okulumuzun maddi koşulları sınırlıdır. Temizlik, bakım, onarım, kırtasiye, dersliklerin araç ve gereçlerinin temini için sizlerin yardımınıza ihtiyacımız vardır. Okul aidatlarının düzenli ödenmesini siz velilerden rica ediyoruz”.
Okul kayıtlarının başlayacağı önümüzdeki günlerde öğrenci velileri yukarıdaki gibi yazı ve sözlerle karşılaşacaklar. “Çocuklarının daha iyi bir eğitim alabilmesi” adına velilerden “fedakarlık” istenecek. Bu fedakarlığın ölçüleri genelde velinin gelir düzeyine ve tutumuna göre değişecek. Bir kayıt dönemi daha “katkı payı, aidat, bağış” vs adlarla velilerden zorla alınan paralarla ilgili haberlerle geçecek. Milli Eğitim yetkilileri bu haberlerin artması üzerine “bu paraların alınamayacağı, alan ya da veliyi buna zorlayanların kendilerine bildirilmesi, haklarında işlem yapacakları” yönlü açıklamalarda bulunacaklar. Kaç yıldır tekrarlanan tiyatro yine sahneye konacak…
İzmir Milli Piyango Anadolu Lisesi’nde çocuğu okuyan Kadriye Çelik’in yaşadıkları Milli Eğitim yetkililerinin oynadığı oyunun sahnelerini ortaya koyuyor. Oyunun sonu hep aynı aslında. Memleketin yer yerinde olduğu gibi Milli Piyango Lisesi’nde de piyango veliye vuruyor. “Şikayet edin gerekeni yapalım” oyunu da “yapılacak bir şey yok” diye bitiyor. Olan kıt kanaat denkleştirmeye çalıştığı bütçesine bir de okul aidatı ya da bağışı eklemek zorunda kalan veliye, aidat ödemek istemeyen velinin ise psikolojik baskı altında kalan çocuğuna oluyor…
OYUNDAN SAHNELER
Kadriye Çelik LYS sınavı sonucunda Milli Piyango Anadolu Lisesi’ne kayıt hakkı kazanan çocuğunu kayıt için okula gittiğinde yaşayacaklarını hiç tahin etmediğini söylüyor. Kayıt için kendisinden para ve kırtasiye malzeme istenmesine “çocuğum buraya kazanarak geldi. Siz den lütuf değil hakkımız olanı istiyoruz” diye karşı çıkmasına rağmen uzun tartışmalardan sonra 20 liralık bir bağış yaparak çocuğunu kayıt ettirebilmiş.
2009-2010 yılı başında yapılan ve kendisinin katılmadığı bir veli toplantısı sonrası Okul Aile Birliği’nden gelen yazı üzerine konuyu milli eğitim birimlerine bir dilekçe ile bildirmiş. Okul aile birliği çocukların daha iyi bir eğitim ortamı bulabilmesi için velilerin aidatlarını düzenli olarak yatırmasını istiyor. Bir banka hesap numarasını verilen yazıda velilere iki tane seçim hakkı da tanınmış. “Aidatınızı yıllık peşin 80, iki taksitle 100 ödeyebilirsiniz!” Kadriye Çelik kendisine gönderilen bu yazı ile birlikte Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 22.02.2010 tarihinde başvurarak kendilerinden böyle para istenmesinin hukuka uygun olmadığını, gereğinin yapılmasını istemiş. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen 12.03.2010 tarihli yanıtta, istenen aidatın veli toplantısında kararlaştırıldığı, okul giderlerine katkıda bulunmak amacıyla alındığı, bu paralarla 30 öğrencinin giderlerinin karşılandığı ve gönüllülük esasına dayandığı söylenmektedir. Çelik, İlçe Milli Eğitim’in bu yanıtını bir dilekçe ile İl Milli Eğitim’e bu yanıtın yasalara uygun olup olmadığını sorar. 8 Nisan 2010 tarihinde kendisine dilekçesinin işleme konulduğu yönünde İlköğretim Müfettişler Başkanı Seyfettin Yılmaz imzalı yazının ardından 20 Temmuz 2010 tarihinde dilekçesinin sonucu aynı imza altında kendisine bildirilir; “…inceleme sonucu… iddialar sübuta ermediğinden, yapılacak işlem olmadığı…”
Kadriye Çelik bu aldığı yanıtın velilerden çeşitli adlarla istenen paralarla ilgili yetkililerce söylenen sözlerin ne kadar samimiyetten uzak olduğunu gösterdiğini söylüyor. Çelik, çocuğunu okul idaresi ile yaşadığı bu gerilimin ardından idarecilerle karşılaşmamaya çalıştığını da sözlerine ekliyor.
Özer Akdemir (İzmir/EVRENSEL) 09/08/2010
yorum yazın