Bugün lafı elmalardan açınca Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarının son uygulamasını anmadan olmaz. Gazete haberlerine bakılırsa artık okul kantinlerinde elma dahil tane ile meyve satılma zorunluluğu geliyormuş. Güzel ama gecikmiş bir uygulama. Hamburger, cips, kolalı içecekler ise obezite yani aşırı kilo müsebbipleri olarak yasaklı listesinde.
Geçmiş yazılarımdan birisinin başlığı “Kantine Kapatılmak” idi. İsterseniz o yazımı kısmen yeniden paylaşalım:
“Günümüzde ülke dinamiklerinin sağlık ile insana bakışının ipuçlarını yakalayabilmek için hastane, hapishane, okul ve kışla üzerinden kantin değerlendirmelere gereksinim var. Buna Michael Foucault boşuna yazmadı “Büyük Kapatılmayı” da diyebiliriz.
Eskiler “can boğazdan gelir” derlerdi; şimdilerde de buna pek itiraz eden yok. Peki; bir okul, hastane, hapishane veya askeri birliğin kantinine hiç dikkat ettiniz mi? Aslında buralarda ne yenip içildiği, satışta neyin hedeflendiği, ücretlerin makuliyeti sistem hakkında çokça fikir verir.
“Çocukların tanımı ile janjanlı paketlerde abur cubur en popüler kantin ürünleri. Oysa hatırlamakta yarar var; ülkemizde obezite yani aşırı kilo ve şeker hastalığı görülme sıklığı tahmininizin de ötesinde hızla artıyor.
Peki, okul kantinlerini kimler işletir? Geçmişte okul aile birlikleriyken işleten şimdinin kurallarını ihale belirliyor. En fazla parayı ödeyen patronu oluyor çocukların açlık hissinin. Yani kârlı ürünler çocuklar için kışkırtılıyor. Oysa bir başka ülke Finlandiya meseleye farklı bakıyor. On yıllar öncesinde Avrupa’da erken yaşta kalp krizinden ölümlerin en fazla kendi ülkelerinde olduğunu fark edince bir proje başlatıyorlar. Ölümlerin en sık görüldüğü şehirde özel kantinleri kapatıyorlar; devlet lise dahil tüm okullarda ücretsiz ve sağlıklı yemek dağıtmaya başlıyor. İşte o şehirde bu anlamlı çaba meyvesini daha uzun bir yaşam olarak verince şimdi okullarda devlet eli ile dağıtılan ücretsiz ve sağlıklı yemek organizasyonu
tüm ülke için kurgulanıyor.
Finlandiya’daki uygulamanın bizim ülkemiz için de elzem olduğu kanaatindeyim. Ama o zamana kadar hiç olmazsa sağlıksız hazır gıdaların kantinlerde yasaklanması; daha da önemlisi tane ile taze meyve, keçiboynuzu, iğde, kuru üzüm ve incir gibi ürünlerin satılmasının zorunlu hale getirilmesi gerekiyor.
Çocuk Bayramı’nın müsamereye dönüştürüldüğü bir ülkede çocuk haklarını belki de kantinlerden başlatmak gerekiyor. Zorla eğiten, sekiz yıla el koyan devletin anasının evinden ve dilinden devraldığı çocuklara kantinler üzerinden dayattığı sağlıksız yaşamda sorumluluğu var. Gelecekte daha fazla çocuk okul kantinleri üzerinden obez, şeker hastası veya kalp hastası olacaksa sormak gerekir bu nasıl eğitim diye. Unutmayalım ki okul yıllarıdır insana şekil veren. Ve olumsuz yeme davranış biçimlerinin oluşmasında yani fast food kültürünün benimsenmesinde okul kantinleri büyük vebal altındadır.”
evrensel –Dr. Zeki Gül : 12 .07 .2011