OKUL AİLE BİRLİKLERİNE SAHİP ÇIKALIM!
Dernekler ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşların adını kullanmasının yasaklaması ile okul koruma dernekleri kapatılarak Okul Aile Birlikleri yeniden düzenlendi.
2005’de çıkartılan bir yönetmelikle Okul Aile Birlikleri, bir taraftan okulun işletmecisi ve işlettiricisi diğer taraftan da velilere yüklediği ve bağış adı altında 40’dan fazla kalemde toplanan yasa dışı paraların tahsildarı oldu. Bu yapılanma ile okuldaki tüm hizmetler ve faaliyetler paralı hale getirildi. Bu durumun sorumlusu da ne bakanlık ve de okul yönetimi, velilerin kendilerinin seçtiği(!) Okul Aile Birlikleri gösterildi. Ödenek göndermeyen bakanlık “para toplamayın” diye açıklama yaptı, Okul Aile Birlikleri para topladı. Velileri karşı karşıya getirdi.
Okul Aile Birliği yönetmeliğinin 5.maddesi kuruluş amacı.” Birlik, okul ile aile arasında bütünleşmeyi gerçekleştirmek, veli ve okul arasında iletişim ve işbirliğini sağlamak, eğitim-öğretimi geliştirici faaliyetleri desteklemek, maddi imkanlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak ve okula maddi katkı sağlamak üzere kurulur. Birlik kurulduğu okulun adımı alır” olarak belirlenirken, birliğin asıl görevi; okul ihtiyaçlarını karşılama gerekçesi ile para toplamak ve hizmetleri para ile satmak, olmuştur.
Bir kamu kurumu olan okulun, spor salonu, bahçesi, toplantı salonu, internet odası, fotokopisi, yemekhanesi, kantini gibi tüm hizmet alanları öğrencilere, velilere ve çevre halkına ücretsiz hizmet vermesi gerekirken, işletme haline getirildi.
Bu yapısı ile Okul Aile Birliği, okul ile aile arasında bütünleşmeyi, işbirliğini, eğitim-öğretimi geliştirici değil, velilerin okuldan uzaklaşmasına neden oldu. Yani Okul Aile Birlikleri kurumların özelleştirilmesinin ve hizmetlerin ticarileştirilmesinin önemli bir ayağı haline getirildi.
BANA NE DENİLEBİLİR Mİ?
Okul aile Birliklerinin üyeleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve velileridir.(madde 7) yani bu durum sadece velilerin değil, öğretmenlerinde içinde olduğu bir durumdur. Öğretmenlerin “beni ilgilendirmez, veli ne yaparsa yapsın” gibi davranması doğru bir davranış değildir. Bu özelleştirme, okul çalışanlarını da kapsar. Kapsamaya başladı bile... Birçok okulda hizmet alırken öğretmenler ve diğer çalışanlarda para veriyor.
Bu uygulama daha da ileriye giderse çalışanlar da, temizlik, güvenlik, su ve elektrik gibi hizmetlerde para vermek zorunda kalabilirler. Aslında dolaylı vermektedirler. Eğitime az ödenek ayrılması, çalışanlara yeterli ücret ödenmemesi aynı yaklaşımın ürünüdür.
Eğitim, sadece sınıftaki öğrenciler için değildir. Eğitimin, aileyi ve çevreyi de kapsayan toplumsal bir özelliği vardır. Öğretmenin, veliyi hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmesi asli görevlerinden biri olmalıdır.
Ekim ayı Okul Aile Birliklerinin seçim ayıdır.
Öğretmenler Okul Aile birliğinin asil üyesidir. Seçimlerde oy kullanma hakkı vardır.
Okulların kamu kurumu, hizmetlerin nitelikli ve parasız olmasında öğretmenlerin, seçimlere katılıp veli ile birlikte olması bir gerekliliktir.
Okul yönetiminin, kendine uygun ve velileri karşı karşıya getirecek bir yönetimi değil, veli dayanışmasını sağlayıp, öğretmen-öğrenci- veli birlikteliğine hizmet eden bir yönetim mümkündür. Bu da öncelikle alanlarda hak arayan eğitimcilere düşmektedir.
yorum yazın
|