İKNA OLANLAR BİRBİRİNİ AKLIYOR
27 Mart’tan bu yana YGS sınavında yaşananlar, devlet yönetiminin çeşitli kademlerinde ve toplum içinde tartışılıyor.
Öğrencilerimiz velilerimiz ve öğretmenlerimiz karşılaştıkları bu haksızlığı karşı, alanlara çıkıp, “şifreden yararlananlar bulunsun, Ali Demir istifa etsin ve sınav iptal edilsin” dediler.
Devlet, hükümet ve YÖK yetkilileri “sınavlarda bir şey yok” dediler.
Ama zaman ilerledikçe sınavdan pis kokular gelmeye devam etti.
Bir şey yok diyenler; şifre var ama kopya yok, sehven şifre olmuş, şifreli kitaplar öğrencilere verilmedi” gibi açıklamalar yaptılar. Mahkemeye verildi. Soruşturma açıldı. Savcı kapattı,
Ankara 7. idare mahkeme soruşturmayı sürdürüyor.
İşler sarpa sarınca yetkililer hedef saptırmaya başladılar.
Cumhurbaşkanı, “şifre var. Bu doğudaki öğrencilerin toplu kopya çekmelerini önlemek için yapıldı.” dedi.
YÖK başkanı,” Talebeler Ali demir’in elini öpsünler ki, bizi dinleyip her şahsa özel kitapçık yaptı. Eğer olmasaydı binlerce kişi haksız yere birbirinin önüne geçecekti.” dedi.
Bu açıklamalar, sorunun çözümü değil, niyetlerin açığa vurulmasıdır.
Cumhurbaşkanı GÜL’ün açıklaması bir gerçeği daha ortaya çıkarmıştır. Yıllardır sınavlarda kopya çekiliyormuş. Ama işin ayrımcılığı, kopyayı doğudaki öğrencilerin çekmesi.
Bu nasıl kopya çekmek? Kopya çektikleri için mi, son sıralarda yer alıyorlar? %80’i sıralamada en sonda kalan ve bir yeri kazanamayan bu öğrenciler herhalde kopyayı da yanlış çekiyor olsa gerek ki başarılı olamıyorlar.
Doğu batı diye öğrencileri birbirine düşürmek ayrımcılık değil mi? Esas şifreden yararlananları saklamak değil mi?
Cumhurbaşkanının açıklaması bir ihbar olarak algılanmalıdır. Bu illerdeki öğrencilerin kopya çektikleri araştırılıp, açığa kavuşturulmalıdır.
YÖK Başkanı Özcan, kendisinin de içinde olduğu, adaletli ve şeffaf bir sınav yapmakla görevli olan Ali Demir’in elini öğrencilere neden öptürüyor? YGS şifre olayını, KPSS’deki kopya olayından daha iyi kamufle ettiği için mi?
Çocuklarımızın gelecekleriyle oynadıkları gibi, biz velilerin duygularıyla da alay etmektedirler.
Hiçbir çocuğun hakkının yenmediğini, sınav sonuçlarının değişmediğini söyleyen YÖK başkanı 75 bin öğrencinin itiraz dilekçelerini ne yapacak? Ellerinde belgelerle doğrularının yanlış, yanlışlarının doğru olduğunu gösteren öğrencilerin haklarını nasıl verecek? Sınava girdiği halde girmedi gösterilen öğrenciyi nasıl açıklayacak?
Bu gün kurumun başında olanlar, Ben yaptım oldu. KPSS’de kopya çekenleri atadık, YGS’de şifreyle yandaşları kazandırdık, asıl görevimizi daha iyi yaptık mı diyecekler.
KPSS’de kopya, YGS’de şifre, ALES’de kitapçık skandalı, polis okulunda soru kitapçılarının yandaşlara dağıtımı ve 17 okulda kız öğrencilerin ayrı sınıflarda sınava alınmak gibi haksız ve adaletsiz uygulamaların sorumluları kim? Hangi kurum bu haksızlığı ve adaletsizliği sorgulayacak ve dur diyecek.
Biz öğrenci velileri olarak ikna olmadık. Çocuklarımızın geleceklerini karartan ve şaibelerle dolu olan YGS’nin iptal edilmesiyle birlikte, haksız ve adaletsiz sınavların kaldırılmasını istiyoruz.
SINAVLAR KALKSIN, YAŞAMA ZAMAN KALSIN adıyla topladığımız imzaları Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığına göndereceğiz. 17.05.2011
yorum yazın
|