15 Haziran2008 Pazar günü 1.5 milyondan fazla gencimiz Başbakan’ın garabet dediği sınava girdi
15 Haziran Pazar günü 1.5 milyondan fazla gencimiz Başbakan’ın garabet dediği sınava girdi.
Öncelikle “Hayat üç saate sığmaz” diyen fakat seslerini yetkililere duyuramadıkları için bu adaletsiz, haksız ve eleyici sınava girmek zorunda kalan gençlerimize geçmiş olsun.
Eğitim sistemini kamu hizmeti olmaktan çıkarıp, bir hayır kurumuna döndürmeye çalışan Başbakan, sınav günü İzmir’e geldi. Burada hayırseverlerin -devletin değil- eğitime katkılarını kutlamak için yaptığı konuşmada, sınav sistemini kastederek, “Bu bir garabet. Bundan ülkece kurtulmamız lazım” diye açıklama yaptı.
Sayın Başbakan, elinden alan mı var? Gençlerimizi ve velilerimizi bu garabetten kurtar. Ama olmaz!
Altı yıllık iktidarınız boyunca garabetlerden kurtarmak yerine, garabetleri büyütüp yamyam yaptınız.
Garabet bir ÖSS değil ki; OKS-SBS, KPSS, S, S, S… hepsi dün garabetti -tuhaflıktı- ama bugün çocuklarımızın ve gençlerimizin haklarını yiyen birer yamyam oldular.
Nasıl mı?
Siz iktidara geldiğinizde dershane sayısı iki binden azdı, şimdi dört binden fazla.
Siz iktidara geldiğinizde sınav sayısı yirmiden azdı, şimdi kırktan fazla.
Yine siz iktidara geldiğinizde veliler eğitimde bir harcarken şimdi üç harcamak zorunda kaldılar.
Siz iktidara geldiğinizde sözleşmeli öğretmen on bin bile yoktu, şimdi yüz binin üstünde.
Siz iktidara geldiğinizde ders kitaplarını ücretsiz verdiniz ama eğitime ayrılan payı şirketlere kat kat fazlasını yine siz verdiniz. Sınava dayalı eğitim sisteminde, yardımcı ders kitaplarını asıl kitap haline getirip dağıttığınız ders kitaplarını kullanılmaz kılan sizin bakanınız değil mi?
15 Haziran önemli bir gündü. O açıklama birçok velinin gönlüne su serpmiş olabilir. Ama bu açıklama da sakın bir takiye açıklaması olmasın!
Milli Eğitim bakanı, “OKS’yi kaldıracağız” dedi. Yerine SBS’yi getirerek, sınavı bir yerine üçe çıkardı.
ÖSS’yi de kaldırıp yerine üç sınav mı getireceksiniz? Bir milyon dershane öğrencisi üç milyona mı çıkacak?
Her şeyin pazara sürülmesini isteyen serbest piyasanın ve Başbakan’ın yapmaya çalıştığı aslında bu. Sayın Başbakan; her şeyi pazarlayan, serbest piyasaya açan ve bunun için her türlü çalışmayı yapan bir hükümetin başı değil misiniz?
Dün türbanlı öğrencinin üniversiteye girmesini özgürlük gören, fakat demokratik ve bilimsel üniversite taleplerini görmeyen, duymayan siz değil miydiniz?
“Üniversiteler paralı olsun. Parasını veren herkes istediği kadar sınava girsin” diyen YÖK başkanı kimden yana, kimin istemini açıklıyor?
Bu soruların cevabını, yemeyip içmeyip, çocuğunu dershaneden dershaneye, özel öğretmenden özel öğretmene koşturmak zorunda kalan, onların geleceği için her şeyini veren veliler çok iyi biliyor.
Bu garabetin yaratıcılarını da…
Orhan Yüce
ÖVDER İzmir Şube Başkanı
19/06/2008 -evrensel
Başbakan’ın garabetleri!
AKP Hükümeti ‘dershaneler kaldırılsın’ derken bir yandan da özel eğitimi teşvik ederek destekliyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dershaneler hakkında ‘garabet’ ve ‘kaldırılabilir’ açıklamalarının ardından gündeme oturan dershane ve özel okulların, son yıllarda hükümet politikalarıyla büyük artış yakaladığı ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre özel okul ve dershane sayısı ile bu kurumlarda okuyan öğrenci sayısı her geçen gün artıyor.
AKP Hükümeti özel eğitim kurumlarının artırılması için son 6 yılda büyük gayret sarf ederek, Maliye Bakanlığı tarafından bazı mali kolaylıklar uygulamaya koymuş, 2005’te dershane ve özel okullardan alınan KDV oranları yüzde 18’den 8’e indirilmişti. Buna paralel olarak, dershane ve özel okul sayısı ile bu kurumlarda okuyan öğrenci sayısı 2 kat arttı.
Dershaneler yüzde 89,9 arttı
* 2002–2003 eğitim döneminde 2 bin 122 dershanede 606 bin 522 öğrenci, 19 bin 881 öğretmen bulunuyordu.
* 2003-2004 döneminde ise toplam 2 bin 568 dershaneye 668 bin 673 öğrenci devam ederken, 2004-2005 döneminde dershane sayısı 2 bin 984’e, öğrenci sayısı ise 784 bin 565’e çıktı.
* Dershane sayısı 2005-2006 döneminde 3 bin 570’e, 2006-2007 döneminde 3 bin 986’ya, 2007-2008 döneminde ise 4 bin 31’e kadar çıktı. Öğrenci sayısı da bu artışa paralel olarak arttı.
* 2005-2006 döneminde dershanelerdeki öğrenci sayısı 925 bin 299’ken bu sayı 2006-2007’de 1 milyon 71 bin 827’ye, 2007-2008’de ise 1 milyon 122 bin 861’e kadar çıktı.
* 2007-2008 döneminde dershanede görev yapan öğretmen sayısı da 48 bin 855’e çıktı.
* 2002-2008 yılları arasında dershane sayısındaki artış oranı yüzde 89.9 olurken, öğrenci sayısı da yüzde 85.1’i buldu.
Özel okul’da yüzde 90.5 artış
* 2002-2003 döneminde 1235 olan özel okul sayısı 2005-2006 dönemine kadar bin 777’ye yükseldi.
* Özel okullara sağlanan teşvikler sonrasında sayıdaki artış hızlanırken 2006-2007’de özel okul sayısı 2 bin 56’ya, 2007-2008’de ise 2 bin 353’e kadar çıktı.
* Özel okul sayısında en fazla artış okulöncesi okullarda yaşandı. Bu okullar 6 yılda yüzde 170 artış sağladı.
* Özel ortaöğretim okullarındaki artış yüzde 114 olurken, 2002-2008 arasında tüm özel okullar sayısındaki artış yüzde 90.5.
* 2002-2003’te özel okullardaki 218 bin 854 öğrencinin 6 bin 557’si okul öncesi, 155 bin 868’i ilköğretim, 56 bin 429’u ise ortaöğretimde okuyordu.
* 2007-2008 döneminde özel okulları tercih eden öğrenci sayısı 344 bin 769’u buldu.
* Bu öğrencilerin 24 bin 740’ı okul öncesi, 226 bin 187’si ilköğretim, 93 bin 842’si ise ortaöğretimde okuyor.
* Hükümetin politikaları sonucu Özel okullardaki öğrenci sayısı da son 6 yılda, 218 bin 854’ten 344 bin 769’a yükselerek yüzde 57.5 artış sağladı.
Hükümetten ‘özel’e teşvik
Hükümet, özel eğitim kurumlarının artırılması için son 6 yılda ‘büyük gayret’ sarf etti. Özel okulların yaygınlaşması ve bu okullarda okuyan öğrenci sayısının artmasını sağlamak için Maliye Bakanlığı tarafından bazı mali kolaylıklar uygulamaya konulmuştu. Bu alanda önemli bir adım 4842 sayılı Kanun’la atılırken, 24 Nisan 2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mükelleflerin kendilerine, eş ve çocuklarına ilişkin eğitim harcamalarının beyan edilen gelirin yüzde 5’ini aşmamak şartıyla gelirden indirilebilmesi imkanı getirilmişti. 5228 sayılı Kanun’la da özel okulların teşvik edilmesi politikasına uygun hareket edilerek 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren faaliyete başlayan eğitim ve öğretim işletmelerinin kazançlarının belli şartlarla gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmesi sağlanmıştı. Ayrıca 2005 yılında yapılan düzenleme ile de hem dershane hem de özel okullardan alınan KDV oranları yüzde 18’den yüzde 8’e çekilmişti. Ayrıca özel okullara 10 öğrenci kampanyası yapılmıştı. 23/06/2008
yorum yazın