BAŞBAKAN NE SÖYLÜYOR, NE HEDEFLİYOR?
Başbakan seçim meydanlarında malını satmasını iyi biliyor. Kemal’e gol atmayı hedeflerken, halka gol attığının farkında. Hayallerinin nasıl gerçekleştirdiğini gazete ve televizyonlarda boy boy sergilerken, meydanlarda da ballandıra ballandıra anlatıyor.
Ne diyor başbakan?
Milletimizin bir hayali vardı… İleri bir demokrasi, şeffaf bir rejim istiyordu. Artık yasaksız, vesayetsiz bir demokrasi var.
Milletimizin bir hayali vardı… Çocuklar için ücretsiz ders kitapları, teknoloji ile donatılmış okullar hayal ediyordu. Artık çocuklarımız modern ve internet bağlantılı okullarda okuyor.
Milletimizin bir hayali vardı… Hastane kuyruklarında çile beklemeksizin istediği hastaneye gidebilmeyi, kendi istediği eczaneden ilaç alabilmeyi düşünüyordu. Milletimiz artık hastanelerde en kaliteli, en hızlı hizmeti alıyor ilacını % 80 ucuza alıyor.
Başbakan, çiftçilerin, evsizlerin, şoförlerin, esnafın ve diğer birçok kesimin hayallerini gerçekleştirdiklerini belirtiyor. Yeni hedefler için 2023’ü gösteriyor.
Son mitinglerinde, eğitimde neler yaptıklarını anlatan ve eğitimdeki hedeflerini açıklayan başbakan “kara tahtaya son” diyor. Nasıl, ders kitaplarını ücretsiz yaptık, kara tahta yerine elektronik kitabı da ücretsiz vereceğiz” diyor. “ ahh Kemal bunlara senin aklın dahi ermez” diyerek kendini kitleye alkışlatıyor.
Acaba ülkede gerçekler başbakanın dediği gibi mi?
İleri demokrasi de, hak isteyenler coplanır, gazlanır mı? Bilgisayarında ki bilgilerinden dolayı insanlar tutuklanır mı? Basılmamış kitaplar toplatılır mı? Parasız eğitim isteyen gençler sorgulanıp cezaya çarptırılır mı? Anadil yasaklanır, anadilinde eğitim isteyen çocuklar cezalandırılır mı?
Sayın Başbakan, eskiden parasız olan sağlık ve ilaç sizin iktidarınızda paralı hale gelmedi mi? Sağlık hakkı, paralı bir işletmeye dönüştürülmedi mi?
Ücretsiz ders kitabı dağıtıyoruz diyerek, milli eğitime ayrılan bütçeyi, ders kitapları için, hizmet alımı adı altında yandaş şirketlere aktarmıyor musunuz? Ders kitaplarının içini boşaltıp, biz velileri her ders için en az bir tane yardımcı kitabı almak zorunda bırakmıyor musunuz?
Sınava dayalı eğitim sistemini daha da geliştirerek, dershane sayısını lise sayısından fazla olmasına hizmet etmediniz mi? Eğitime ayrılan ödenek yetersiz kaldığından, velilerin yükü sizin iktidarınızda daha da artmadı mı? 350 bin öğretmen atanma beklerken okullarda sınıflar, ücretli, sözleşmeli öğretmenle ya da boş geçmedi mi? % 100 eğitim dediğiniz halde, ilköğretimde bir milyon çocuk hala okullardan uzak değil mi? Binlerce yüksek okul mezunu işsiz değil mi?
Çocukların anne ve babaları kriz gerekçesi ile işlerinden atılmadı mı? Çalışanların ücretleri kesilmedi mi?
Sınavlar da şifre kopya, yandaş atama sizin iktidarınız da olmadı mı?
Bunların hepsi gerçek oldu.
Sayın Başbakan, şimdi bir gerçek daha var. Alanlarda gösterdiğiniz elektronik kitap ve okullara vereceğinizi söylediğiniz lebtop, projeksiyon gibi teknolojik aletler öğretmensiz ne işe yarar? Öğretmenler yerine elektronik aletleri okullara verip, ders kitaplarında olduğu gibi yandaş şirketleri mi zenginleştirmek istiyorsunuz?
Eğitimde esas olan öğretmendir. Teknolojik aletlerle ancak öğretim olur ki, zaten bunları veliler okul yönetimlerinin istemleriyle almak zorunda kaldılar ve aldılar.
Sayın Başbakan, eğitimde teknolojik aletler, amaç değil araçtır, bu aracı kullanacak olan da öğretmendir. 8,5 yıldır, öğrenciye, veliye ve öğretmene değer vermek yerine şirketlere hizmet ettiniz ve bundan sonra da edeceğinizi seçim alanların da vurguluyorsunuz.
Bizler ücretsiz aletlerden önce, sınavsız, parasız, bilimsel ve demokratik eğitim istiyoruz.
Çocuklarımızın aletlerle mekanikleşmesini değil, öğretmenlerle sosyalleşmesini istiyoruz.
Başbakanın söylediklerinden bir kez daha anlıyoruz ki;
Halkın gerçeği ile başbakanın gerçeği, halkın hedefleriyle, başbakanın hedefleri birbirini tutmuyor. Halk can derdinde, başbakan mal derdinde…
yorum yazın
|