Nautica06

 

 

 

OKUL AİLE BİRLİKLERİ


Eğitimde yeniden yapılanma adı altında yapılan değişimler ve 2005’de çıkartılan Okul Aile Birliği yönetmeliği ile Aile Birliklerine önemli görevler yüklendi. Bu görevler velileri eğitim sürecine katmak olarak ifade edilirken, esas işleyişi, okulun giderlerine velinin katılmasını sağlamak olarak yaşam bulmaktadır.
Bu uygulamalar karşısında, biz de ÖVDER İzmir şube olarak Aile Birlikleriyle bir çalışma içine girdik.
Bu çalışmanın ana düşünces
i;

 

Özellikle AKP hükümeti döneminde her bütçe görüşmelerinde gerek başbakan, gerekse Milli Eğitim bakanları, en çok payı eğitime ayırdıklarını ve gençlerimize çok önem verdiklerini açıklıyorlar. Milli Eğitim Bakanları, her öğretim yılı başında ve özel günlerde, okullarda kayıt parası alınmayacağını, diploma parası alınmayacağını söyleyerek genelgeler gönderiyorlar. Bu pozitif açıklamalara karşın, eğitim hizmetlerinin, özellikle finansal kaynak açısından negatif yöne doğru gittiğini ve bu durumun Aile Birliklerini daha fazla sorumluluk altına soktuğunu görmemizdi.
Bakanlık, öğretim yılı başında, okulların eğitim öğretime hazırlanması için genelge gönderiyor, arkasını da sıkı denetliyor ama ödenek göndermiyor.  Milli Eğitim Bakanı, genelgelerde ve toplantılarda giderlerin kaynağını,  okul Aile Birlikleri üstünden velileri ( çevre imkanlarından yararlanma) işaret etmektedir.
Övder olarak bu durumun hem yasal olmadığı, hem de olanaklı olmadığı üstünden çalışmalara başladık.
Aile Birlikleriyle görüşüp, onlarla bir ortak değerlendirme yapmayı planladık. Bu çalışmalarda birde anket uyguladık.
Okul okul dolaşarak yaptığımız çalışmalarda  bir kez daha net olarak gördük ki, okullar bölgelere göre ayrılmış durumda. Yoksul bölgelerdeki okullar yoksul, zengin bölgelerdeki okullar zengin olmuş. Bütün okullar Milli Eğitime ait olduğu halde gerek fiziki, gerekse eğitim yapıları çok farklılıklar göstermektedir. Bu durumu görüştüğümüz Aile Birlikleri de ifade ettiler. Ankette de ayrımı net olarak gördük.
Yoksul bölgelerde ki okulların bir kısmında Aile Birlikleri bile oluşturulamamış, isim olarak yazılmış ama çalışma içerisine sokulamamış. Bir kısmı bağış adı altında 20, 30 TL aidat koymuş ama yeterince toplayamadığı için, temizlik, güvenlik ve okulun diğer ihtiyaçlarını karşılayamamaktalar. Kantin gelirleriyle okulun acil ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktalar. Okul müdürleri ise “beceriksiz görünürüm” diye üst makamlardan ihtiyaçlarını karşılayacak talepte dahi bulunamıyorlar.
Zengin, daha doğrusu, işi ve belli bir geliri olanların oturduğu semtlerdeki okulların Aile Birlikleri sanki bir işletme gibi çalışmaktadırlar. Her gün okuldalar. Sınıf annesi-ya da sınıf temsilcisi- ile aidatlarını rahatça toplamakta, sadece okul aidatını değil, sınıf aidatlarını da toplayarak sınıflarına istediklerini alabilmektedirler.
Okulların konumuna göre Aile Birliklerinin de yaklaşımları değişmektedir.
, “ Okullara yeterli ödenek gönderilmiyor. Bakan bağış toplamayın, diploma parası almayın gibi açıklamalarda bulunuyor. Sizler ise okulun ihtiyaçlarını karşılamak için para topluyorsunuz. Esas yapmanız gerekenleri yapamıyorsunuz. Okulun yükü sizin ve velinin üstüne yıkılıyor. Bu uygulama doğru değil, değiştirmemiz gerekir” gibi açıklamalarda bulunduğumuzda, İyi para toplayan Aile Birlikleri “bizim bir sorunumuz yok, her ihtiyacımızı karşılıyoruz. Her şeyi devletten beklemek doğru değil, birazda veliler çocukları için yardımda bulunsun” gibi açıklamalarda bulundular.
Yeterli para toplayamayan Aile Birlikleri ise, “ çok doğru bir çalışma yapıyorsunuz. Veliler para vermiyor. Devlet para göndermiyor. Okulun ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz” gibi açıklamada bulundular.
Bu çalışma bize, Okul Aile Birliklerinin görev ve sorumluluklarını yeterince bilmediklerini, okul yönetimi tarafından yönlendirildiklerini, ödenek isteme ve ısrarcı olma konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığını gösterdi. Okul ihtiyaçları için okul müdürünün yazı dahi yazmadığını bir kez daha öğrendik. Bunun neden böyle olduğunu sorduğumuz da ise,  yetkililerin müdürler toplantısında,  okulların ihtiyaçlarını çevre imkanları ile karşılanacağı konusunda uyarılarda bulunduklarını söylemektedirler. Çevre imkanları demenin veli imkanları demek olduğunu uygulamalarla gördük.
Okul Aile Birlikleri çalışmaları, okula kaynak sağlama üstünden yürütülmektedir. Okul Aile Birlikleri, velilerle yan yana olmaları ve onların istemlerini okul müdürlerine ve Milli Eğitim yetkililerine ulaştırmak olması gerekirken, velilerle karşı karşıya gelmektedirler. Bağış vermeyen aile ya da öğrenciye kötü gözle bakılmakta ve şikayet edilmektedir. Yani Okul Aile Birlikleri bu yapılarıyla eğitim hakkı önünde engel duruma gelmişlerdir. Bilinçsiz de olsa para vermeyen, devleti göreve çağıran, okullara ödenek isteyen veliler suçlu gibi sindirilmekte ve dışlanmaktadırlar.
Bu çalışma sonucunda, iki ilçede toplantı yaptık Ama yeterli katılımı sağlayamadık.
Nedeni; Okul Aile Birlikleri, kendilerini bir kurum gibi göremiyorlar. Okul Müdürlerine bağımlı ve onun emir ve direktifleriyle hareket ediyorlar. Okul Aile Birlikleri, yönetmelikte belirtilen 17 görevden sadece tahsildarlık ve işletmecilik görevlerini yerine getiren bir konumdadırlar.
Tüm Okul Aile Birliklerinin ortak söylemleri, “ biz aidat almıyoruz, veren velilerden bağış alıyoruz” oldu. Pekiyi, bağış alıyorsunuz da, para veren ya da bankaya yatıran velilerin hemen hemen hepsi aynı miktarda yatırıyorlar ya da veriyorlar, bağış olsa birisi az birisi daha çok yatırır.” diye söylediğimizde ise sözler bitiyordu.
Bu çalışmalar da, sendika temsilcilerinin ya da üyelerinin aile birlikleri ve velilerle sosyal bir ilişkilerinin kalmadığını üzülerek gördük.
Alanlarda, parasız bilimsel ve demokratik eğitim talebinde bulunan sendikaların, eğitimin saç ayağının birisi hem de önemli birisi ile bağlarının kopması acı bir gerçek.
Özelleşen okullarda kamu çalışanının olamayacağını değerlendirememek en hafif ifade ile bir gaflettir. Bu gafletten bir an önce kurtulup, öğretmen, öğrenci ve veli birlikteliği ile parasız bilimsel ve demokratik eğitim mücadelesini örmek gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 
 


             yorum yazın         

 

 

 

 
 

 

  

sizden gelenler
mahkeme kararları
basın açıklamaları
yazılar
resimler
yayınlarımız
yorumlar
arşiv

 

 

 

bilgi@ovder.org