Adını öğrenemeden öğretmenleri değişiyor
Arife
Onat
13/11/2007-Evrensel
Ücretli
öğretmenlik uygulaması öğrencileri olumsuz etkiliyor. Veliler,
öğretmenlerin sık sık değişmesine karşı imza kampanyası başlattı
Bağcılar’da kadrolu öğretmen atanmadığı için onların yerine görev yapan
sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin sık sık değişmesi velileri ve
öğrencileri isyan ettirdi. Sık sık öğretmenlerinin değişmesine tepki
gösteren veliler imza kampanyası başlattı.
Öğretmen olma hayaliyle yıllarca emek vererek çalışan ve atamaları
yapılamadığı için kadrolu ve sözleşmeli olarak çalışmak zorunda kalan
genç öğretmenlerin tepkisine neden olan atamalar velileri de canlarından
bezdirdi. Bağcılar ilçesinde bulunan ilköğretim okulları içerisinde en
fazla ücretli ve sözleşmeli öğretmenin bulunduğu İnönü Mahallesi
İlköğretim Okulu’nda, veliler ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin
sürekli değişmesi nedeniyle çocuklarının sağlıklı eğitim alamadıklarını
dile getirerek, kadrolu öğretmen talebinde bulunuyorlar. Veliler,
öğretmen değişikliğinin geldiği boyutu dile getirmek için “Çocuklarımız
öğretmenlerinin adını öğrenmeden öğretmen değişiyor” diyorlar. Kadrolu
öğretmen için imza kampanyası başlatan veliler, ev toplantılarıyla
sürdürdükleri kampanyayı diğer okullara da yaymayı planlıyorlar.
1 ayda 3 öğretmen değişti
Öğretmenlerin sık sık değiştirilmesine tepki gösteren velilerden Saniye
Aybars, okullarında geçen yıl 12 sözleşmeli ve ücretli öğretmen
bulunurken bu yıl sayının 28’e çıktığını kaydetti. Uygulanan eğitim
politikasının ürünü olarak bu sayının her yıl artacağını söyleyen
Aybars, kötü koşullarda çalıştırılan ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin
birkaç ay sonra daha iyi koşullarda öğretmenlik yapabilecekleri yerler
bulduklarında görevi bıraktıklarını kaydetti. 1 ay içerisinde 3 öğretmen
değiştiren öğrenciler olduğunu dile getiren Aybars, “Çocuklarımız
öğretmenlerinin adını öğrenmeden öğretmen değişiyor” dedi Çocuklarımızın
eğitimi ve psikolojik durumları olumsuz yönde etkilendiğini ifade eden
Aybars, yaşadıkları sorunun çözülmesi için imza kampanyası
başlattıklarını söyledi.
Ev ev gezerek velilerle toplantılar yaptıklarını kaydeden Aybars,
sorunun diğer okullarda da yaşandığını bu nedenle kampanyayı başka
okullara da yaymayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Devlet okulu mu, özel okul mu!
Diğer bir öğrenci velisi Ünzile Kılıç “Çocuklarımızı devlet okulunda mı
yoksa özel okulda mı okutuyoruz belli değil. Önce para sonra eğitim
diyorlar” dedi. Okulların özelleştirilerek ticarethanelere
dönüştürüldüğünü ifade eden, Kılıç, anayasal haklarının gereği olarak
eğitim başta olmak üzere devletin vermesi gereken hizmetlerden ücretsiz
olarak yararlanmak istediklerini kaydetti.
Çocuğunun öğretmeninin kadrolu olduğunu ifade eden Yeter Bakırcı,
“Çocuklarımızın kadrolu öğretmenlerden eğitim görmesini istiyorum.
Öğretmen değiştiği için çocuklar sağlıklı bir eğitim alamıyor ve bir
öğretmenden bir diğer öğretmene geçen çocuklar geriliyor” dedi.)
İlk üç yılda öğretmen sadece
öğreten değildir
İlkokulun, bir çocuğun aileden sonra dış dünyaya açıldığı ilk platform
olduğunu dile getiren ve bu nedenle önemine dikkat çeken İstanbul
Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat
Özkan, bu nedenle özellikle ilk üç yılda öğretmenin sürekliliğinin
önemine vurgu yaptı. Öğretmenin o yaşlardaki öğrenciler için sadece
bilgi aktaran biri olmadığını kaydeden Prof. Dr. Özkan, “İlk üç yılda
öğretmene güven önemli, öğretmen yarı anne-baba gibidir. Öğretmenlerinin
sürekli değişmesi öğrencilerin hevesini ve kendilerine olan güvenlerini
yıpratır” dedi. Öğrencilerin sık sık öğretmenin değişmesi nedeniyle
kendilerini suçlama yoluna gideceklerini aktaran Prof. Dr. Özkan, bazı
öğrenciler sevilmedikleri için öğretmenleri tarafından terk
edildiklerini düşüneceklerini belirterek öğretmen değişikliğinin yanlış
olduğunu kaydetti.
.
başa dön